

Kuş Veterineri Patikaya Veteriner Kliniği olarak, kanatlı dostlarınızın uzun ve sağlıklı bir ömür sürmesi için bilmeniz gereken tüm detayları bu kapsamlı makalede derledik.
Evcil hayvan sahiplenmek, türü ne olursa olsun büyük bir sorumluluk gerektirir. Ancak söz konusu evcil kuşlar olduğunda, bu sorumluluk çok daha hassas bir dengeye oturur. Muhabbet kuşları, sultan papağanları, kanaryalar, jako papağanları ve diğer egzotik kuş türleri, kedi ve köpeklere kıyasla çok daha farklı biyolojik mekanizmalara sahiptir. Metabolizmaları oldukça hızlıdır ve doğadaki “av” statüleri gereği hastalıklarını gizleme konusunda ustadırlar. Bu nedenle, bir kuş sahibi olarak onların bakım ihtiyaçlarını, davranış dillerini ve hastalık belirtilerini çok iyi analiz etmeniz gerekir.

Kuşların sağlıklı kalabilmesinin ilk kuralı, onlara türlerine uygun, hijyenik ve stressiz bir yaşam alanı sunmaktır. Çoğu zaman yapılan en büyük hata, kuşu sadece yem ve su verilen bir canlı olarak görmektir. Oysa onların psikolojik ve fizyolojik ihtiyaçları çok daha karmaşıktır.
Kuşunuzun evdeki evi olan kafes, onun kanat açıklığına ve hareket ihtiyacına uygun olmalıdır. Özellikle uzun kuyruklu türler ve papağanlar için dikey değil, yatay genişliği olan kafesler tercih edilmelidir. Bu, onların kafes içinde kısa uçuşlar yapmasına veya tırmanmasına olanak tanır. Kafesin konumu da en az boyutu kadar önemlidir. Kafes, doğrudan güneş ışığına maruz kalan bir pencere önüne veya cereyan (hava akımı) yapan iki cam arasına konulmamalıdır. Ayrıca mutfak gibi teflon tava dumanının veya kimyasal kokuların yoğun olduğu alanlar kuşlar için ölümcül olabilir. Kuşlar sosyal canlılardır, bu yüzden onları evin en izole odasına koymak yerine, aile üyelerinin vakit geçirdiği ancak çok gürültülü olmayan bir noktada tutmak psikolojileri için faydalıdır.
Plastik tünekler, kuşların ayak sağlığı için uzun vadede zararlıdır. Ayak tabanlarında bası yaralarına (bumblefoot) ve eklem problemlerine yol açabilirler. Bunun yerine, farklı kalınlıklardaki doğal ağaç dallarından yapılmış tünekler kullanılmalıdır. Bu tünekler hem tırnakların doğal yolla törpülenmesini sağlar hem de ayak kaslarının çalışmasına yardımcı olur. Kafes içindeki oyuncakların, kuşun yutabileceği küçük parçalar içermediğinden ve boyalarının toksik olmadığından emin olunmalıdır. Aynalı oyuncaklar, bazı kuş türlerinde eş sanma davranışına ve buna bağlı kursak enfeksiyonlarına yol açabildiği için genellikle önerilmemektedir.

Geleneksel kuş bakımı anlayışında sadece tohum (yem) karışımları ile besleme yaygındır. Ancak tek tip tohumla beslenme, kuşlarda karaciğer yağlanması (hepatik lipidoz), vitamin eksiklikleri ve obezite gibi ciddi sağlık sorunlarının temel nedenidir. Tohumlar yağ oranı yüksek, vitamin ve mineral açısından fakir gıdalardır.
Kanatlı veteriner hekimleri olarak, kuşların diyetinin büyük bir kısmının, türüne özel formüle edilmiş yüksek kaliteli pelet yemlerden oluşmasını önermekteyiz. Pelet yemler, kuşun her lokmada ihtiyacı olan tüm besin değerlerini almasını sağlar ve seçici yemeyi engeller. Bunun yanı sıra diyetin yüzde 20-30’luk kısmı taze sebze ve meyvelerle desteklenmelidir. Brokoli, havuç, kaba, biber, elma (çekirdeksiz), armut gibi gıdalar güvenle verilebilir. Ancak avokado, çikolata, soğan, sarımsak, tuzlu ve şekerli gıdalar kuşlar için kesinlikle toksiktir ve asla verilmemelidir.
Kuşların suyu her gün tazelenmelidir. Suluklarda oluşan yosunlaşma veya dışkı bulaşması, bakteriyel enfeksiyonlara davetiye çıkarır. Musluk suyu yerine, klor ve ağır metallerden arındırılmış içme suyu kullanılması önerilir. Tüy dökümü dönemlerinde veya veteriner hekiminizin önerdiği durumlarda suya multivitamin veya probiyotik takviyeleri yapılabilir. Ancak bilinçsizce kullanılan ilaç ve vitaminler, kuşun böbrek ve karaciğerini yorabilir. Bu nedenle Patikaya Veteriner hekimlerine danışmadan takviye kullanılmamalıdır.
Kuşlar, doğada zayıf göründüklerinde avcıların hedefi oldukları için hastalıklarını son ana kadar gizleme eğilimindedirler. “Hastalık maskeleme” adı verilen bu durum, kuş sahiplerinin belirtileri fark ettiğinde hastalığın aslında çoktan ilerlemiş olabileceği anlamına gelir. Bu yüzden en ufak bir davranış değişikliği bile ciddiye alınmalıdır.
Kuşların solunum sistemi oldukça hassastır. Kuyruğun nefes alırken aşağı yukarı sallanması (tail bobbing), burun deliklerinde akıntı veya tıkanıklık, hırıltılı nefes alma, ses kısıklığı veya hiç ötmeme, ağızdan nefes alma gibi durumlar ciddi solunum yolu enfeksiyonlarının veya hava kesesi problemlerinin habercisidir. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden kliniğimize başvurulmalıdır.
İshal, kuşlarda en sık görülen şikayetlerden biridir ancak her sulu dışkı ishal değildir. Kuşun idrarı ile dışkısı aynı anda atıldığı için stres veya fazla meyve tüketimi dışkının sulu olmasına neden olabilir. Ancak dışkı renginde değişiklik (sarı, parlak yeşil, siyah veya kanlı), dışkıda sindirilmemiş yem bulunması, kuşun popo kısmının sürekli kirli olması enfeksiyon belirtisidir. Kuruma hastalığı (Megabakteri), koksidiyoz veya bakteriyel enteritler acil tedavi gerektirir.
Tüy yolma, özellikle papağanlarda sık görülen ve hem psikolojik hem de fizyolojik kökenli olabilen karmaşık bir sorundur. Parazitler, mantar enfeksiyonları, PBFD (Psittacine Beak and Feather Disease) gibi viral hastalıklar veya karaciğer bozuklukları tüy kalitesini bozar. Sürekli kaşınma, tüylerde dökülme, kellik bölgelerinin oluşması ve gaga yapısında bozulmalar (aşırı uzama veya şekil bozukluğu) veteriner kontrolü gerektirir.

Aşağıdaki durumlardan birini gözlemliyorsanız, evde tedavi yöntemlerini denemekle vakit kaybetmeyin ve derhal Patikaya Veteriner Kliniği ile iletişime geçin:
Kuşunuz kafes tabanında oturuyorsa ve tüylerini kabartmışsa. Gözleri sürekli kapalıysa ve çevreye ilgisizse. İştahı tamamen kesildiyse. Kusma (kur yapma amaçlı kafa sallayarak yem çıkarma değil, salyalı ve kontrolsüz kusma) varsa. Kanama, açık yara veya bir kedi/köpek saldırısı söz konusuysa. Nöbet geçiriyor veya denge kaybı yaşıyorsa. Nefes almakta güçlük çekiyorsa.
Her kuş türünün genetik yatkınlığı olduğu hastalıklar ve bakım gereksinimleri farklıdır.
Dünyada en çok beslenen evcil kuş türü olan muhabbet kuşları, iyot eksikliğine bağlı tiroid bezi büyümesine (guatr) yatkındır. Ayrıca obeziteye meyilli oldukları için uçuş egzersizleri çok önemlidir. Tümör oluşumları (lipomlar veya testis/yumurtalık tümörleri) yaşlı muhabbet kuşlarında sıkça karşılaşılır. Konuşma yetenekleri ve sosyal yapıları nedeniyle yalnız kaldıklarında depresyona girebilirler.
Sultan papağanları, tozlu kuşlar grubundadır. Tüylerinden sürekli beyaz bir toz (kepek) dökülür. Bu durum, evdeki astım hastaları için sorun yaratabilir. Gece korkuları (night frights) olarak bilinen, gece aniden panikleyip kafes içinde çırpınma nöbetleri yaşayabilirler. Bu tür durumlarda kanat kırılmalarını önlemek için kafes yanında hafif bir gece lambası kullanılması önerilir.
Ötücü kuşlar olan kanaryaların solunum sistemleri çok hassastır. Hava kesesi akarları, ses kısıklığına ve solunum güçlüğüne neden olabilir. Ayrıca bacaklarında pullanma ve “tassel foot” denilen genetik veya yaşlılığa bağlı ayak sorunları görülebilir. Kanaryalar banyo yapmayı çok severler, bu nedenle temiz banyo suyu sağlanması tüy sağlıkları için kritiktir.
Kuşlarınızı serbest bıraktığınızda ev ortamı onlar için tehlikelerle dolu olabilir.
Mutfak Buharları: Yanmaz yapışmaz tavalar (Teflon vb.) aşırı ısındığında politetrafloroetilen gazı yayar. Bu gaz insanlar için zararsız olsa da kuşlar için saniyeler içinde ölümcüldür. Kuşlar mutfaktan kesinlikle uzak tutulmalıdır. Ağır Metaller: Kurşun ve çinko zehirlenmesi kuşlarda yaygındır. Perde ağırlıkları, bazı takılar, boyalı metal kafesler, lehimler kemirildiğinde zehirlenmeye yol açar. Ev Bitkileri: Difenbahya, Atatürk çiçeği, sarmaşık türleri gibi birçok ev bitkisi kuşlar için toksiktir. Camlar ve Aynalar: Kuşlar camı algılayamaz ve hızla çarparak beyin kanaması veya boyun kırığı yaşayabilirler. Serbest uçuş sırasında perdelerin kapalı olması hayati önem taşır.

Patikaya Veteriner Kliniği olarak, kanatlı hastalarımızın özel ihtiyaçlarının farkındayız. Kliniğimizde kuş muayenesi, kedi ve köpeklerden farklı prosedürler ve ekipmanlar gerektirir.
Kuşların fiziksel muayenesi sırasında onları strese sokmadan, doğru tutuş teknikleriyle (restraint) kontrol etmek uzmanlık gerektirir. Kliniğimizde dışkı analizi (mikroskobik inceleme), kursak sıvısı incelemesi, röntgen (radyografi) görüntülemesi ve gerektiğinde kan tahlilleri yapılarak doğru tanıya ulaşılır. Özellikle paraziter incelemeler ve bakteriyel kültür testleri, doğru antibiyotik kullanımı için vazgeçilmezdir.
Aşırı uzamış gagalar, kuşun yem yemesini engeller. Ancak gaga kesimi, içinde canlı doku ve sinir uçları bulunduğu için mutlaka hekim tarafından, profesyonel cihazlarla (dremel vb.) yapılmalıdır. Yanlış kesimler şiddetli kanamalara ve kalıcı hasarlara yol açar. Tırnak kesimi de damar hattına dikkat edilerek yapılmalıdır.
Kanat kesimi (uçuş tüylerinin kısaltılması) tartışmalı bir konudur. Kliniğimizde bu işlem, kuşun ev içindeki güvenliği (camlara çarpma, kaçma riski) ve sahibinin talebi doğrultusunda, kuşa zarar vermeden ve uçma yetisini tamamen yok etmeden (süzülerek inmesini sağlayacak şekilde) profesyonelce değerlendirilir. Ancak kuşun egzersiz yapması ve psikolojik sağlığı için güvenli bir ortamda uçması her zaman öncelikli tavsiyemizdir.

Evcil kuşlarınız ailenizin neşesi ve en renkli üyesidir. Onların sağlığını korumak, hastalıkları önlemek ve kaliteli bir yaşam sürmelerini sağlamak için düzenli veteriner kontrolü şarttır. İnternetteki bilgi kirliliği veya pet shop tavsiyeleri ile tedavi denemeleri yapmak, ne yazık ki çoğu zaman kuşun hayatına mal olmaktadır.
Patikaya Veteriner Kliniği olarak, kuş sağlığı konusundaki güncel medikal yaklaşımları takip ediyor ve minik dostunuza en az sizin kadar değer veriyoruz. Muhabbet kuşunuzun hapşırmasından papağanınızın tüy yolmasına kadar her türlü sorunda yanınızdayız. Erken teşhisin hayat kurtardığını unutmayın ve rutin kontroller için www.patikayaveteriner.com adresinden veya telefon numaralarımızdan bize ulaşarak randevunuzu oluşturun. Sağlıklı kanatlar, mutlu ötüşler dileriz.

Yorum Yaz